Fatih Altaylı mahkemeden öyleki bir tutanak paylaştı ki okuyan latife mı diyor: Ruhuna el Fatiha

Fatih Altaylı “Güvenilir olun 40 yıl içinde böylesi bir dava tutanağını, böylesi bir rezaleti ne gördüm ne duydum ne de rastladım.” diyerek mahkemelerin halini yazdı ve “Ruhuna El Fatiha” dedi.

Abone ol

Haber Türk yazarı Fatih Altaylı “Ruhuna El Fatihaaaa” başlıklı yazısında “Aktarayım, siz de görün, Türk yargısının geldiği daha doğrusu bile bile getirilmiş olduğu yere hep beraber ağlayıp, hep beraber “Fatiha” okuyalım.” diyerek mahkeme tutanağını paylaştı. 

Altaylı raporu aktardıktan sonrasında “Sevgili okurlar, latife şeklinde fakat ne yazık ki yukarıdaki bu satırlar Türk milleti adına karar verecek olan bir mahkemenin resmi zaptı. Bunu bana ileten yargı mensubuna, “Latife mı?” dedim. Şu sebeple inanılır şeklinde değil.”

İşte Altaylı’nın aktardığı tutanak yazısı:
Şanlıurfa’da bir mahkeme. Bir davanın 2. celsesi. Aynen yazıyorum:“Belirli gün ve saatte oturum açıldı. Davacı vekili …. ve davalı vekili ….. duruşmaya katıldı. Açık duruşmaya devam olundu. Bilirkişisinin raporunu sunmuş olduğu görüldü okundu. Raporun son aşama yetersiz olduğu anlaşıldı.

Davacı vekilinden soruldu: Biz harcamasını yatıracağız, dosyanın yeni bir bilirkişiye gönderilmesi talep ederiz dedi.

Bu sırada davalı vekilinin kahvede oturur, garsonla muhatap olur şeklinde ‘Oldukça iyi yaparsınız’ diye söz almadan söze atlamış olduğu duyuldu.

Davalı vekiline muntazam ve nazik davranması gerektiği söylendi.

Esasen davalı vekilinin içeri girerken kabadayı bir tavırla ‘Selamun aleyküm’ diyerek geldiği, asla müsaade istemeden yayıla yayıla oturmuş olduğu görülmüştü.

Davayı vekili uyarma edilmiş olduğu halde kabadayı üslubuna devam etti.

Davalı vekili mahkeme hakimine hitaben elindeki telefonu sert şekilde masaya vurarak ‘Beni sinirlendirme’ dedi.

Davalı vekiline bir avukata yakışır şekilde oturması gerektiği söylenmesine karşın kabadayı davranışlarına devam etti. Mahkeme hakimi davalı vekiline ‘Sen yakarış et burası adalet sarayı’ dedi

Davacı vekiline mahkeme hakimi ‘Gördünüz değil mi elindeki telefonu iyi mi sehpaya vurdu’ dedi. Davacı vekili ses etmedi. Davalı vekili layık olmadığından beyanı alınmadı. Dosya incelendi.

G.D. 
…..’’

Sevgili okurlar, latife şeklinde fakat ne yazık ki yukarıdaki bu satırlar Türk milleti adına karar verecek olan bir mahkemenin resmi zaptı. Bunu bana ileten yargı mensubuna, “Latife mı?” dedim. Şu sebeple inanılır şeklinde değil.

Hakim, avukata “Sen yakarış et burası adalet sarayı” diyor. Üstelik bunu bir de rapora geçirtiyor.

Celsenin hali ise aslına bakarsanız içler acısı. Yargının durumu bu… Bitik.

Başka kurumların da fazlaca değişik olmadığını biliyoruz fakat bu başka bir şeye benzemez.

Bir ülkede yargı bitti ise ülke bitmiştir, devlet bitmiştir.

Fakat doğal siz de bana “Yahu sen ne diyorsun. Bir taraftan savcı olarak casusluktan yargılanan biri, hakim olarak daha üst göreve atanıyor. Yargı aslına bakarsanız bitmişti” derseniz ona da itiraz etmem.

Yalnız derim ki, “Tabuta bir çivi de Şanlıurfa’da çakılmış”.

Başta da söylediğim şeklinde, size bana kalan sevabına bir “El Fatihaaaa”.

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.