Senelik izinlerle ilgili Yargıtay’dan milyonlarca çalışanı ilgilendiren emsal karar

Senelik izin ile ilgili Yargıtay’dan emsal karar geldi. İşçinin senelik iznini kullandığının ispatının işverene ilişkin olduğuna dikkat çeken Yargıtay, işçinin iş sözleşmesinin devamı süresinde kullanmadığı senelik izinlere ilişkin tutarı talep etmesinin mümkün olmadığına hükmetti. Yüksek mahkeme, işçinin iş sözleşmesinin devamı esnasında izin hakkının bulunduğunun tespitini talep etmesinde hukuki menfaati olduğuna vurgu yapmış oldu.

Abone ol

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, milyonlarca {özel sektör} çalışanını ilgilendiren emsal özellikte bir karara imza attı.

Ağır araç şoförü olarak çalışan işçi, İş Mahkemesi’ne başvurarak, iş sözleşmesinin herhangi bir sebep bildirilmeden feshedildiğini sadece yasal haklarının ödenmediğini öne sürdü.

Fazla çalışmalarının karşılığının kendisine ödenmediğini, çalmış olduğu sürece senelik izin kullanmadığını ve iş sözleşmesinin feshinde hak etmiş olduğu senelik izin alacaklarının da kendisine ödenmediğini ileri devam eden işçi, kıdem tazminatı, suç duyurusu tazminatı, senelik ücretli izin alacağı ve fazla emek verme alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalı şirket ise iddiaları reddetti.

Mahkeme, davanın kısmen kabulüne hükmetti. Sonucu davalı şirket istinafa götürdü. Bölge Adalet sarayı Mahkemesi, işverenin itirazını reddetti. Davalı şirket bu kez sonucu temyiz edince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi.

Emsal özellikte karar

Emsal özellikte bir karara imza atan 9. Hukuk Dairesi, işçinin senelik iznini kullanıp kullanmadığının ispatının işveren sorumluluğu altında olduğuna dikkat çekti.

Kararda, işverenin senelik izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri yada eşdeğer bir belge ile kanıtlaması gerektiği hatırlatıldı. Bu mevzuda kanıtlama yükü üstünde olan işverenin işçiye yemin teklif edebileceği dile getirildi.

“Senelik ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür”

Sözleşmenin feshi halinde kullanılmayan senelik izin sürelerine ilişkin ücretin işçinin kendisine yada hak sahiplerine ödeneceği vurgulanan kararda şöyleki denildi: “Böylece iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan senelik ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu yüzden vakit aşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye adım atar.

“İşçinin iş sözleşmesinin devamı süresinde kullanmadığı senelik izinlere ilişkin tutarı talep etmesi mümkün değildir”

Senelik izin hakkı anayasal temeli olan bir dinlenme hakkı olup, işçinin iş sözleşmesinin devamı esnasında tutara dönüşmez ve bu haktan vazgeçilemez. İşçinin iş sözleşmesinin devamı süresinde kullanmadığı senelik izinlere ilişkin tutarı talep etmesi mümkün değildir. Bu yüzden işçinin iş sözleşmesinin devamı esnasında izin hakkının bulunduğunun tespitini talep etmesinde hukuki menfaati vardır.

Somut uyuşmazlıkta hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı işyerinde 5 yılı aşkın emek harcaması olduğu tespit edilen davacının tüm emek verme süresi süresince hak etmiş olduğu senelik ücretli izin süresinin 100 gün olduğu belirtilmiş ve senelik izin tutarı alacağına yönelik talep, davacının asla izin kullanmadığı kabulü ile yargı altına alınmıştır.

Ne var ki 5 yıl süresince senelik ücretli izin kullanılmadan çalışılması yaşamın olağan akışına aykırı olduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacı asil çağrılarak senelik izinlerle ilgili beyanının alınmasından sonrasında sonucuna ve tüm dosya çerçevesine bakılırsa değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, noksan araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.